Kategoriyi Tara

Blog

Dönencede Sayhalar: Nisan – 2024

Fritz Eichenberg, "City Lights" / 1934 İstemsizce, sanki hışımla yağan bir yağmur gibi şöyle diyorum: "Bence insanın istekleri ya da eksikleri dahi koşullara bağlıdır. Elbette bencilliği de. Ben meseleye her zaman şöyle

Artık Salınmayacaksın İki Dünya Arasında

“Artık yok.” dedin. “Salınmayacaksın iki dünya arasında. Gözlerin kapanacak hep aynı yalana, dinleyeceksin ama inanmayacaksın. Beni düşüneceksin. Beklediğimi. Orada seni ne kadarsa. Beni düşüneceksin ve nasıl sustuğumu hayatım boyunca.

Biz Onlardan Olmayalım

Sonra tantanalı günler, gümüşten bir gülüş hep değerini ispata kalkmış bir şeylerin. Hepsi geçer, dedin. Geçti işte. Bir hakikatin hatırlatılması bu, ondan açıyorsun gözlerini kocaman, biliyorum. Ondan böyle sıcak bu gülüş ve ondan

Rock and Roll Rebellion

The road trip: it's an iconic image, promising adventure and self-discovery. But what if the most profound journeys aren't just about where we go, but how we travel? Can a combination of rocknroll blasting from the speakers, mindful

Darker Turns

I wasn't lost. I was just in the wrong place, trapped in the fluorescent prison of the shopping mall. The bags in my hand felt like weights, the drone of mindless chatter a sandpaper symphony against my soul. The New York I left

Purple Rain

Lila squinted at the rain streaking down the windowpane, its monotonous rhythm blurring the already grey London skyline. She felt trapped, a fly buzzing against the invisible glass of her uneventful life. On her worn desk, a

Dönencede Sayhalar: Şubat – 2024

Melankoli’yi okuyorum, Borgna’nın o güzel eserini. Melankolinin, incecik bacakları kımıl kımıl, parlak sırtlı ihtiyar bir örümcek tarafından huşuyla hayatın kuytularına örüldüğünü duyumsuyorum. * Başımı ağrılardan kurtarıp, az da

Askıya alınmış yaşamın izleri

bir askıdır hayatın gizemi Cevabı saklı soruların, cevapsız kaldığı bir zaman var elbet. Düşlediğimiz yarınların gelecekteki güzelliklerine ulaşacağımız ' an ' yeni açtığımız yollarin yolculuklarında ve yeni arayışların düşünde

Dönencede Sayhalar: Kasım – 2023

Selimcan Yelseli / Kasım / 2023 Sabahın bu kirli beyaz aydınlığında, koltukta ters bir şekilde açık bıraktığım Bulantı'nın sırt kapağında bulunan ince ve ufak karartılar halinde hizalanmış satırlarını ve

Dikkat Manifestosu

İnsanın en dilemmalı semptomlarından biri: "Yolculuğa çıkmak" pespayeleşen ve edilgenleşen akıştan kopartılmakta.Dikkat hususundan bizleri mahrum eden yegane ölçüt burada hep araya kaynıyor.Esasında herkes bir yolculukta, bu yolculuklar

Dönencede Sayhalar: Ekim – 2023

Selimcan Yelseli / Ekim - 2023 Kuru Otlar Üstüne Ceylan'ın sinematografik olarak en başarılı filmi olmakla birlikte izleyiciye, filmin akışındaki mevcut zamanın gerisinde, çoktan yaşanmış geçmiş bir zamanın

İkimizin Şarkısı/Evren, Ten ve Sibernetik

"Evrende varolmuş gibi görünen bütün şeyler, olaylar zinciridir. Bu olaylar birbirini izler ve bir önceki, bir sonra gelenin meydana çıkmasına neden olur. Varolma ve Yaratma İşlemi, böyle bir "Oluş Çarkı"dır..."

RİGPA

Rigpa berrak ışıktır, zihnimizin gerçek doğasıdır. Bu saf farkındalık halidir.Tüm sınırlamaların ötesinde var olan ve aracılığıyla her şeyi öğrenebileceğimiz bilgeliktir.Şimdi gördüğümüz şey, cehaletimizin yansımasıdır.Her zaman bir şeyi

Dönencede Sayhalar: Ağustos – 2023

Selimcan Yelseli, Ağustos / 2023 Bir otomobil süratle ara sokaktan geçiyor. Karşı pencerelerden birinden ağlamaklı bir çocuk sesi duyuluyor. Bu sesler eşliğinde "İnsanın Taşrası"nda dolaştıktan sonra, epey yorulmuş zihnimi

hayır o sadece değersiz bir ses

hayır bu konu sadece kendim hakkındadiğerleriötekive toplumun dışında. bencil ve küstahhayır o sadece hak ettiği duygusu içerisinde tek çıkış yolu anneye sımsıkı sarılmakhayır o sadece değersiz bir ses insanı insan yapan duygu

Bu Beni Rahatlatıyor

I kaçışım kendiliğinden oldusırtıma vuran rüzgarnarin bir boşluk oluşturduyürüdüm, koştum, durdumaradığımı bulamadımgökyüzü bulutlarını kustudüş gücümü çalıştırdımsancılarımı söküp attımeylemsizliğim tüm benliğimi ele geçirmedenpastel

Penceremde Yansıma

şimdi gece ve sessizlikşampanya şişeleri patlamaya devam ediyor,otobüs şoförleri grev yapmaya  ve yağmurlu aylarda alerjik rinitim bana saldırıyorsanırım kokusunu unuttumsatıcının ceplerindeki tomar paralar,posta kutusundaki mektuplar ve

Yol ve His

Ruhuma herşey fazla geliyor ait hissettiğim tek bir yer vardı oda ellerimin arasından kayıp gitti İçimde durmadan kalbimi tırmalayan sesleri kaybettim Bir kalbim var mı onu bile bilmiyorum Mucizeye rastlamam şart yaratabilecek

Taedium vitae

Şehir aynı şehirAynı yüzleri görmek mi canımı sıkanŞarap aynı odamdaki bana fısıldayan duvarlarDeğişen tek şey belkide rüyalarıma giren şeyler Delirmeden yaşamak mümkün mü?Beni bu şehir anlamazkenKelimelere bu kadar hüzünlü

Bir dakika yirmi üç saniye

O gece kıvranıp durduğum yatağımda bütün gece tavanı seyretmiştim. Geceyi sabah ederken bulanık zihnime bir fincan kahve dökmek için yataktan çıkıp mutfak masasına kurulup bilgisayardan günün akışına bakmak için açtığımda ekranın

bilmiyorum

ağırlığımı tartamıyor toprakzaman ayağını bastığın yeringeçiciliğibugün yazmayacağım demiştim oysauzaklaştıkça yakınlaşıyor muyum yoksabugün çizmeyecekti teller geçmek isteyeni bir çocuk gördüm, elinde kerpetenoyuncak ayısının dişlerini

Al sana hazırlık!

Anlamlı olmalı bu bana olanlar dediğim, yer yer de öyle anlamsız hatta can sıkıcı gelen şu anlar. Birer hüznün, birer heyecanın, birer beklentinin, birer hayat amacım neki'nin söylentili hisleri. Açık pazarda gibiyim, her şey